Gecmisi, Bugünü ve Gelecegiyle Newroz

23 mart 2008 günü KUTUESCHte Newroz hakkindaki görüs alis verisini kisaca aktaralim.

Sadik:
Efsanivi bir anlatıma göre Ninowa kralı zalim Dehaq, Ortadoğu’da kendi egemenliği altına aldığı halklarar çekilmez bir baskı ve zulüm uyguluyordu. Dehaq omuzlarında çıkan yılanları genç insan beyniyle beslemekteydi. Genç iki insan beyni bulmada ve yedirmede görevli olan iki insandan biri iyi niyetliydi ve her gün gençlerden birini serbest bırakır ve serbest bırakılan gençler dağa kaçar.
Diğer bir anlatıma göre ise, babalar her gün çocuklarını kendi elleriyle zalim Dehaq’a teslim ederler. Genç insanlar kurban edildikçe ülkeye çöken karanlık artar...
Anlatımlara göre zulüm, Kawa adında bir demirci ustanın Dehaq’ın beynini parçalamasına kadar devam eder. Gün gelir Demirci Kawa gürzüyle bu zalimin beynini parçalar. Yıl M.Ö. 612. Artık yeni bir gün başlamıştır; bugün günümüze dek çeşitli tarihsel kesitlerde ve değişik yerlerde, fakat aynı anlama gelen birden fazla kelimeyle adlandırılır: Roja Nu, Nuroj, Roji Newe.

Halkımızın Newroz Bayramı günüyle örtüşen 21 Mart Uluslararası Irkçılıkla mücadele Günü, ilerleyen zaman ve değişen koşullara bağlı olarak yeni anlamlar kazanmak zorundadır. Newroz bayramı ve mücadelesi günümüzde ya evrensel üretim ilişkilerine dönüşmüş olan kapitalizme karşı evrensel mücadelenin bir parçası olarak yeniden anlamlamlandırılmak ya da halkları biribirine boğazlatmada bir arac olarak zalimlerin elinde bir oyuncağa dönüşecektir. Bu anlamda hepimize önemli görevler düşmektedir.

Newroz’un Bugünkü Anlamı ve Gelecekle Bağlantısı?

Zalim Dehaq’ı ortadan kaldıran Demirci Kawa’nın eylemiyle halk/halklar, artık zalimlerden kurtulduklarını sanmışlardı. Oysa geriye dönüp baktığımızda halkımızın/halklarımızın zulme uğramadığı, baskı görmediği zaman dilimleri hemen hemen yok gibidir. Zalimin biri gidiyor, diğeri geliyordu. Yani tarih sürekli yeni Dehaq’lar türetiyordu. Yeni Dehaq’lara karşı mücadele tarih buyunca, bazan yumuşak bazan sert, günümüze dek hep devam etmiştir ve bugünde devam etmektedir; devam etmek zorundadır. Yazımın başlığında „Newroz Haksızlıklara Karşı Mücadelede Sürekliliktir“ derken kastettiğim budur. Sömürü ve baskıya dayalı sınıflı toplumların varlığı boyunca, günün koşullarına göre haksızlıklara karşı mücadele halklar için kaçınılmaz bir zorunluluk olmuştur.

Kısaca belirtelim:

Birincisi, Newroz “zulme, sömürüye karşı ezilen ve sömürülen halkın ayaklanmasından kaynaklanan bir bayram“dır. Böyle olunca günümüzde, zulme ve sömürüye karşı başarı getirecek mücadele nasıl olacak sorusuna yanıt bulamadan, Newroz’u bugünün koşullarına uygun karşılamak mümkün olamayacaktır.
İkincisi, “ayaklanma lideri Demirci Kawa“ emekçi biridir. Böyle olunca, ta başından beri Newroz hareketinin/hareketliliğinin tarih boyunca emekçi niteliğini unutmamak gerekiyor. Yani bu bayram emekçi bir niteliğe sahiptir ve ezilenlere aittir, ezilenlerin mücadelesidir. Peki günümüzde ezen/ezilen, sömüren/sömürülen ilişkisi ne durumdadır? Kimdir yeni Dehaq’lar, kimdir yeni Kawa’lar? Bu gerçekçi bir biçimde yanıtlanmadıkça, Newroz’a, Newroz mücadelesine hakkını vermek mümkün değildir.

Üçüncüsü, bu bayramın bir de evrenselleşmeye açık yönü vardır. Bir halkın değil, birden fazla halkın sahiplendiği bir bayramdır, mücadeledir. Günümüzdeki mücadelenin evrensel boyutu göz önünde bulundurulmadan, Newroz mücadelesi ezilenlerin evrensel mücadelesi ile bütünleşmeden iğdiş edilmekten kurtulamaz.

Dördüncüsü, en eski özgürlük bayramlarından biri olan Newroz, herhangi bir bayram, her hangi bir gün değil, özgürlük uğruna mücadele günüdür. Günümüzdeki özgürlük mücadelesinin ideolojik-politik, örgütsel ve toplumsal nitelikleri sorguya çekilmeden, bir üst boyutta üretilmeden, Newroz’u yeniden üretmek ve yaşatmak mümkün değildir.

Newroz Bayramı hepimize kutlu olsun.

Newroz Haksızlığa Karşı Mücadelede Sürekliliktir...

Dinleyiciler:
Newroz, enerjinin, atesin, cemreinin topraga ve suya düstüg dogal bir olayin karsilanmasidir; yeni bir baslangici ifade eder. Ortaasya halklari, afgan halk, farslar, kürtler Newrozu doga ile kendi aralarinda bir bag olarak kullaniyorlar. Newrozu bir isyan veya devrim günü olarak kutlamak son yilardaki bir gelismedir ve böyle yapanlar kürtlerdir. Newrozu evrensel bir mücadele ile birlestirme diye bir derdirmiz yok. Kawa veya Dehaqa dayanarak devrimcilik yapmaya da ihtiyacimiz yok. Fakat kürtlerin Newrozu baskiya karsi kutlamalari da anlamli ve güzeldir.

Son yillarda siilerin Newrozun Hz. Alinin dogum günü olduguna dair iddialari var. Fakat Anadolu alevilerinde Newroz yoktur; ancak 3 günlük bir bayramlari var. Canlilarin gece yarisindan sonra secdeye inmeleri, yerle bütünlesmelri iddiasi var. Aleviler bu 3 günü güzel elbiseler giyerek ve dilekler dileyerek karsilar.

Bu blogdaki popüler yayınlar

30 Mart 2014 Seçimleri ve Türkiye’de Gidişat